Diğer
Yayınlanma Tarihi: 06 Eylül 2026

Dijital Teknolojilerin Gaspı

Caner Tos 18 Okunma
Paylaş:

Daha yaklaşık 70 yıl öncesinde bir odaya anca sığdırdığımız bilgisayarlar geldiğimiz noktada artık arabamıza, salonumuza, masamıza, cebimize, bileğimize sığar/yer bulur oldu. Teknolojinin insanlara ulaşması gelişimi ile doğru orantılı gerçekleşmiştir. Transistörün icadından sonra tüm insanlığı saran yeni etkileşim, yeni bilgi, yeni ihtisas, yeni mücerret vasıf tüm ihtişamı ile parlıyordu.

Şu an koca bir ihtisas alanının, insanlığın teknoloji uzvunun olması gerektiği yerdense farklı bir yöne seyrettiğini görebiliriz. Yapay zekânın ani yükselişi ve ona karşı oluşan talep, teknoloji üretme potansiyelini tıkayarak tüm kaynakların ve insan gücünün, emeğin bu sektöre akmasını sağladı. İşte, insanın türlü yollarla dijital teknolojiler ile bağı koparılmaya çalışılıyor. Bu bağın kopması demek, dijital teknolojilerin günümüzde neredeyse girmediği yer/alan kalmadığını göz önüne alırsak insanlığın tüm mevcut araçlarının kıtlaşması demektir.

Moore Yasası ve Geçerliliği

Moore Yasası, entegre devrelerin karmaşıklığının -yani bir çip üzerindeki transistör sayısının- her yıl iki katına çıkacağını ileri sürüyordu.[1] Sonrasında, 1975 yılında, gelişimin yavaşladığını görerek “her iki yılda bir iki katına” olarak revize ediyordu.[2] Çip başına transistör sayısı artacağından maliyetin de azalması her geçen gün teknolojinin daha ulaşılabilir olacağı anlamına geliyordu, daha düşük maliyet ile daha hızlı üretim... Bununla beraber bilgisayarların daha güçlü, daha güvenilir, daha az güce ihtiyaç ve daha farklı alanlarda yer tutar olacağı da öngörülmüştü.[3] Lakin şunu söylemekte fayda var, burada “yasa” doğa kanunu değil gözleme dayalı bir hedeftir.

E1: Entegre devre başına düşen bileşen sayısının grafiği. Soldaki 1965, sağdaki 1975'deki öngörüler.

1995’e gelindiğinde maliyetlerin; verimliliği ve ekipman kullanımını arttırarak telâfi edilemeyeceği gündeme geliyordu.[4] Yani çıta yakında aşılacak ve artık ucuzlaşma yerini pahalılaşmaya bırakacaktı. Öyle de olmaya başladı.

2005 yılında verdiği röportajlarda Gordon Moore, Moore Yasasının artık geçerliliğini yitireceğini belirtiyordu.[5][6] Daha bunu belirtmeden o evreye gelinmişti; artık çipin üzerinde transistör sayısı arttıkça ısı yönetiminin zorlaşması, daha küçük yüzey alanında daha fazla iş ve ekipman gerekmesi ile maliyet zamanla daha hızlı artıyordu. Moore tarafından dikkate alındığı hâlde artış öylesine Jensen Huang, “Büyüme belki 10 yılda bir 2x anca.” gibisinden dediyse bile geç bir söylem olduğu ortada.[7]

Mevcut yeni gidişat üzerine bir sav ortaya konması gerekli görülmüyor ki Moore’unki gibi etkili bir savı konuşamıyoruz.

Ne Moore’dan önce ne de sonra hesaba katılmayan bir faktör ise “soyguncular grubu” idi. Bu grup, alakalı sektörleri ortaklaşa bölüşüp idare ederken bir taraftan sömüren çok uluslu şirketlerdir. İşte tam bu noktada Moore Yasası ölmese bile yasanın çok da geçerliliği kalmıyor.

Günümüzde; sadece Moore Yasası geçerliliğini yitirmedi, benzeri bir savın oluşabileceği ortam da yok oldu. Bunun en büyük nedeni piyasanın günümüzdeki durumunun ve üretimdeki hedefinin her yönüyle değişimiydi.

Çip ve Bellek Piyasası

Çip üretiminde kritik iki şirket var: ASML ve TSMC. ASML’in fotolitografi ve ilgili makinelerde neredeyse alternatifi yok. TSMC ise yarı iletken üretiminin zirvesinde; NVIDIA, AMD, Apple gibi müşterilere sahip ve pazarın %70’ten fazlasını elinde tutuyor. Bu iki şirket, varlıklarını birbirine borçludur. ASML olmadan TSMC yeni nesil çiplerin üretimi için gereken ekipmanları temin edemez, TSMC olmadan da ASML en büyük müşterisini kaybetmiş olur.

E2: Yaklaşık bir yıl boyunca şirketlerin pazardaki payını gösteren grafik.
NOT: Veriler, yazının tekrar yayımlandığı bugün ilgili kaynakta güncellenmiştir. Bu yazıdaki veriler ile güncel veriler aynı bağlantıdadır. Aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Bellek piyasası ilk darbesini yapay zekânın ani yükselişi ile aldı. Yapay zekâyı geliştirmek ve eğitmek için gereken VRAM ve sistem belleği miktarı sıradan bir kullanıcının ihtiyacından katlarca fazla olduğundan bellek üreticileri artan bu (sahte!) talebi karşılayamıyorlar.

Bellek piyasasının üç elebaşı Samsung, SK hynix ve Micron; artık kullanıcıyı hedeflemiyor, sadece yapay zekâ ve büyük veri merkezlerini hedefleyen bir üretim stratejisi izliyor. Bu üçlünün derdi “teknolojiye ulaşma hakkı olan herhangi bir ferde gereken ürünü sağlamaktan” çıktı, artık tek dertleri asıl müşterileri yapay zekâya odağını vermiş olan Microsoft, Google, Meta, Apple, Amazon gibi şirketler.

Micron yakın zaman önce RAM yapmayı bıraktı, AI çiplerine yöneleceğini duyurdu.[8] SK hynix daha 2026’ya girmeden müşterilerinin taleplerini karşılayacağını güvence altına aldı [9] ve 2026 kapasitesini doldurdu. Ürünler banttan çıkmadan, hatta belki ham maddesi gelmeden satıldı. Çinli DRAM üreticisi CXMT, bu tablodan rahatsız olmuş olacak ki ürünlerinden “32GB DDR4 ECC RAM” sadece 138$ olarak piyasaya sürdü ama nafile.

Piyasa bir çıkmaza girdi, bellek üretimi çaresiz kalıyor. Artık şirketler, daha üretilmemiş bellekleri satın almaya başladılar. Microsoft CEO’su Satya Nadella:
"...elinizde envanterde duran ama takacak (priz) bulamadığım bir yığın çip kalabilir. Aslında bugün benim sorunum tam olarak bu."[10]

Açıkça çip istiflemekten bahsediyor. Bunlar sırf başkalarının eline geçmesin diye çip ve bellek istifliyor, pazarı manipüle ediyor, insanın emek gücünün ürününü tamamen çürümeye terk ediyor, insanlığın teknoloji uzvunu güya “geliştirme” adına koparmaya çalışıyorlar.

Elektrik ve Su Problemi

Satya’nın yukarıda söylemiş oldukları başka bir soruna da dikkat çekiyor. Mevcut üretim potansiyeli eldeki enerji, su ve altyapı sınırlarına çarpıyor. Çip var, bellek var ama onları çalıştıracak elektrik yok, soğutacak su yok, kuracak veri merkezi yok. Yani asıl sorun artık fabrikanın kapısında değil, prizde. Nadella’nın “takacak yer bulamıyorum” demesi tam olarak bunu anlatıyor.

Piyasa refleks olarak kıtlığı çözmek yerine derinleştiriyor. Çipler gerçekten ihtiyaç olduğu için değil, rakibin eline geçmesin diye alınıyor. Kullanılmayan bellek raflarda yaşlanıyor, amortisman yazılıyor, sonra “verimsizleşti” denilip çöpe atılıyor. Bu sırada aynı şirketler çıkıp “enerji krizi”, “su stresi”, “sürdürülebilirlik” diye konferans veriyor. Bu resmen alçaklık, düpedüz ikiyüzlülük.

Elektrik ve su meselesi burada kilit role sahip. Yapay zekâ, büyük veri, bulut… bunların hepsi sadece soyut kelimeler olduğu ile beraber somuttan ayrı gibi pazarlanıyor ama gerektirdiği donanımlarla somut/fiziksel olanlara ihtiyaç duyuyorlar. Tonlarca beton, megavatlarca elektrik, saniyede milyonlarca litre soğutma suyu. Bir veri merkezinin çevreye etkisi, orta ölçekli bir sanayi tesisinden farksız.

Dijital teknolojilerin her türlü alanında elektrik ve su Dünya’nın en değerlileri olma yolunda ilerliyor. Türlü gaz ve yağların devri dijital teknolojilerin hayatın her köşesine yerleşmesi ile tamamen son bulacak, o zaman da elimizde değerli kaynak olarak addettiklerimiz elektrik ve su sağlayan tesislerin kullandığı kaynaklar olacak.

Sonuçta ortaya şu tablo çıkıyor: İnsan emeğiyle, sanayisiyle, enerjiyle üretilmiş teknolojik kapasite bilerek atıl bırakılıyor. Toplumsal fayda için değil, menfaat ve rekabet silahı olarak tutuluyor. “Geliştirme” denilen şey, insanlığın ortak uzvunu büyütmek değil; başkalarının elini kolunu bağlamak hâline geliyor.

Büyük Gasp

Kullanılan dijital hizmetlerde büyük bir tekelleşme söz konusu. Tekellerin birbirleri ile rekabet ettikleri de yok. Dünya genelinde hizmet sağlayan bu şirketler özellikle birbirlerinin hizmetlerine ve ürünlerine muhtaçlar. Bunun nedeni kullanıcıya alternatif verme isteği ama korkarım ki bu şirketler kendi aralarında veri alışverişi yapabilir vaziyettedir. Tek bir hizmet veya ürün demek kullanıcıya “Kullan ya da kullanma” demektir, oysa şirketler kullanıcıya “kullanmamaktan” daha cazip olan “başka bir alternatif” seçeneği sunmak ister. Böylelikle kullanıcı kendi hizmetlerini/ürünlerini kullanmasa dahi ilgili alandan uzaklaşmaz ve pazarı canlı tutar. Google’ın yıllardır Chrome tarayıcısına rakip gösterilen, çok öyle durmuyor ama, Firefox tarayıcısını ve Gecko’yu geliştirmeleri için Mozilla’yı fonlamasının aslı tröst/tekel davalarından kaçmanın yanında buna da dayanır.

Bu minvalde şirketlerin başlıca hedefleri ne kadar aksini sunmak isteseler bile şöyledir:
1) Kullanıcı donanım sahibi olmamalı, kendi donanımlarımızda kiracı olmak mecburiyetinde
kalmalı.
2) Kullanıcı istese de istemese de büyük veri pazarında ürün olmalı.
3) Kullanıcı kendi gayreti ile teknolojiye ulaşamamalı.

Bulut sistemler hayatımıza girmeye başladı, artık somut olarak önümüzde ve tamamen kontrolümüzde sistemler yerine kendi yetersiz sistemimiz üzerinden uzakta tüm yükü sunucuların çektiği bir sisteme bağlanıp işlerimizi görebilir olduk. Burada iddia edilen amaç kullanıcıya sahip olamayacağı daha iyi donanımları ve son teknolojileri sunarak ona bunları ulaştırmak. Lakin bu iddiada bulunan aynı şirketlerin yukarıda geçtiği gibi piyasayı bile isteye manipüle etmesi, kullanmadığı hâlde donanım ögeleri stoklaması bir çelişki yaratıyor. İstiyorlar ki kullanıcı bir şekilde ona sahip olamasın ve kendi sundukları bir nevi kiralama hizmetine tabi olsun.

Pazarlamalarda en büyük başlıklar her zaman “mahremiyet”, “gizlilik”, “güvenlik”, “hız”, “güvenilirlik”... Bu şirketler geliştirmelerini -özellikle yapay zekâ üzerine olanları- büyük veri merkezlerine besin sağlamadan yapamaz. Burada besin her bir kullanıcının/tüketicinin sağladığı verilerden başka bir şey değil. Reklam başlıkları tüketiciyi ürünleştirmek için birer örtüden ibaret. Eğer sıradan bir kullanıcıysanız ilk iki başlığı unutun, buna kafayı takanlar için bile uzak bir mit olmuş durumda ancak çeşitli hileler ile sağlanır. Geriye kalan güvenlik, hız ve güvenilirlik; ipleri elinde tutan kimselerin inisiyatifinde. Son beş yıl içerisinde bu başlıkların herhangi birinde zamanın gereklerine göre doğru düzgün iyileştirme veya geliştirmeye gidildiğini göremiyoruz. Bu da yetmiyormuş gibi güvenilirlik artık yok olmaya doğru gidiyor. Sorunlar çözüme kavuşmuyor, her bir kullanıcı en basit yazılımda veya üründe dahi yine en basit hatalar ile karşılaşıyor.

Mühendislerden, teknisyenlerden, tasarımcılardan, fabrika işçilerinden mürekkep bu alanın emekçileri büyük sömürünün sadece tüketim değil, üretim tarafında da mağdurları arasında çünkü onlar kendi eserlerinden, ürettiklerinden mağdur edilmektedirler. Emekçilerin hayat verdiğini, aşağılık zümreler öldürmektedir.

İnsan kendi emeği ile ürettiğinden mahrum ediliyor, bireyin teknolojiye ulaşma hakkı gasp ediliyor, şirketler insanlığın teknolojik vasfını ve daha diğer mecraların yanında genç kalan dijital dünyasını sömürüyor. Son zamanlarda bazılarının farklı alçaklıklara da dahil olduğunu görüyoruz ama bu yazının konusu değil.

İLGİLİ GÖRSELLER

E1: Moore, G. E. Cramming more components onto integrated circuits. Electronics, Volume 38, Number 8, April 19, 1965. (Görsele erişmek için başka bir bağlantı: https://www.intel.com/content/www/us/en/history/virtual-vault/articles/moores-law.html) & Moore, G. E. (1975, December). Progress in digital integrated electronics. In Electron devices meeting (Vol. 21, pp. 11-13).
E2: https://counterpointresearch.com/en/insights/global-semiconductor-foundry-market-share

KAYNAKLAR

1. Moore, G. E. (1965, April). Cramming more components onto integrated circuits. Electronics, Volume 38, Number 8.
2. Moore, G. E. (1975, December). Progress in digital integrated electronics. In Electron devices meeting, Volume 21, pp. 11-13.
3. Moore, G. E. (1965, April). Cramming more components onto integrated circuits. Electronics, Volume 38, Number 8.
4. Gordon E. Moore, 1995 SPIE Speech, Intel Corporaiton.
5. Michael Kanellos (07.04.2005). Gordon Moore on 40 years of his processor law.
(https://www.cnet.com/tech/tech-industry/gordon-moore-on-40-years-of-his-processor-law/)
6. Manek Dubash (13.04.2005). Moore's Law is dead, says Gordon Moore.
(https://web.archive.org/web/20140706081110/http://news.techworld.com/operating-systems/
3477/moores-law-is-dead-says-gordon-moore/)
7. https://www.cnet.com/tech/computing/moores-law-is-dead-nvidias-ceo-jensen-huang-says-at-
ces-2019/
8. Micron Press Release. Micron Announces Exit from Crucial Consumer Business
(https://investors.micron.com/node/49841/pdf)
9. SK hynix newsroom. SK hynix Announces 3Q25 Financial Results (https://news.skhynix.com/sk-
hynix-announces-3q25-financial-results/)
10. Bg2Pod, All things AI (https://youtu.be/Gnl833wXRz0?t=1115)

Fikirleri Büyütün

Bu Yazıyı Paylaşın

Bu çalışmanın daha geniş kitlelere ulaşması ve yeni tartışmalara kapı aralaması için çevrenizle paylaşabilirsiniz.

WhatsApp
Durum veya Sohbet
X (Twitter)
Gönderi Olarak Paylaş
X Doğrudan Mesaj
DM ile İlet
Ca
Yazar Hakkında

Caner Tos

Okuyucu Yorumları (0)

Bu makaleye yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir.

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bağlantı panoya kopyalandı!